this post was submitted on 22 Apr 2026
4 points (100.0% liked)
Turkey 🇹🇷
595 readers
3 users here now
Dünya ve Türkiye hakkında her şey. Everything about the world and Turkey.
KURALLAR
- Taciz, tehdit, intihara yönlendirme, pornografik içerik paylaşma, spam yapma, reklam yapma gibi davranışlar yasaktır.
- Başkalarının fikirlerine saygı duyun.
- Tartışmalarda kibar ve yapıcı olun.
- Orijinal içerik üretin. Başkalarının çalışmalarını izinsiz olarak kullanmayın veya çalmayın.
- Kaynaklarınızı açıklamaya ekleyin. Varsa birden fazla kaynak kullanın. Güvenilir olmayan kaynakları kullanmayın.
- Attığınız kaynakları arşive yedekleyin. Bu sayede ileride kayıp medyaya dönüşmeleri engellenmiş olacaktır.
- Bu topluluk server sahibi tarafından konulan kurallara uymakla da yükümlüdür. Bu kurallar için ayrıca bakınız.
Duyurular
- Tüm toplulukları bulmak için buraya, Türk toplulukları için Hoşgeldiniz postuna gidebilirsiniz.
RULES
- Harrasing, threat, sharing pornographic content, spamming and adversiting is forbidden.
- Respect to others peoples' opinions.
- Be polite and constructive in arguments.
- Create original content. Stealing or using others' works without permission is forbidden
- Add your sources to body of post. Add multiple sources if possible. Don't use untrusted sources.
- Save your sources to The Web Archive. This will prevent any source to become lost media in future.
- This community is also responsible from the rules of the instance, which can be seen here
Announcements
founded 3 years ago
MODERATORS
you are viewing a single comment's thread
view the rest of the comments
view the rest of the comments
Türk Ceza Kanunu'nun 216., 217., 299. vb. maddelerini değiştirip veya yorumlanmasında genişlemeye gidip kapsamlarını muğlaklaştırarak ülkeye düşünce suçunu getirdiler. Salyalar saça saça beyan ettikleri nefret dolu fikirleri ve çıkarlarıyla örtüşmeyen en küçük imayı kendilerine edilmiş birer hakaret olarak görecek kadar radikalleştiler. Aleyhe hiçbir delil ve hatta iddia bile olmadan, yani Anayasa veya kanun tanımayarak âdeta kriminal bir örgüt gibi, insanları aylarca rehin tutmaya cüret edecek kadar azıttılar. Bu düzenlemenin neye gebe olduğu herkesin malumu.
Dostlar çarşıda görsün diyorlarmışçasına aylardır tek bir kartel liderine bile dokunmayan ve hatta ezkaza tutuklanmış liderleri de saldıkları, sözde uyuşturucu operasyonlarıyla geleneksel medyadaki meşhur kişilikler aleyhine şantaj malzemesi toplayarak üzerlerinde baskı kurmaya ve otosansüre zorlamaya çalışırlarken şimdi de sıra sosyal medyaya geliyor. Kalan tek tük muhalif televizyon kanalı reklam ambargoları altında RTÜK'ün insafında yayın hayatına devam etmeye çalışırken sosyal medyada da benzer bir tek sesliliği hâkim kılmaya çalışıyorlar.
Reelde bayram kutlamalarına soruşturma başlatıp festival ve konserleri yasaklatarak, ülkenin kültürel yaşantısını kapalı kapılar ardında çeşit çeşit skandallarla anılan tarikatların faaliyetlerine indirgemek suretiyle çoraklaştırarak toplum mühendisliğine soyunuyorlar. Amerika'ya özgü olup kendi beceriksizlik ve sorumsuzluklarından ötürü Türkiye'de de baş göstermeye başlayan sorunları bahane edip genç kuşaklarımızı dünyanın geri kalan büyük bir kısmının sorunsuzca, anonim olarak yararlanabildiği mecralardan koparmaya çalışıyorlar. Bunu yaparken kullandıkları "Sosyal medya bir özgürlük alanı değildir" sözüyle, özünde bir başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biten "özgürlük" kavramını çarpıtarak toplum için zararlı bir olguymuşçasına yeniden tanımlıyor ve "özgürlük"lerimizin karşısında çözüm olarak sundukları, reelde kendini iyiden iyiye hissettiren bir kölelik düzenini sanal ortamı da bütünüyle kapsayacak şekilde kaçınılmaz kılmaya çalışıyorlar.
Şapka çıkardım.